31 Mart 2016 Perşembe

Bursa Hayvanat Bahçesi "Zoo"...

Hava bir soğuk bir sıcak derken sonunda güzel olan çocuklarında üşümeyeceği bir gün oldu...
Bizde o günü Bursa Hayvanat Bahçesine giderek değerlendirdik...
Çokta keyif alarak gezdiğimiz bir yer oldu...
Hayvanat Bahçesine gittiğinizde "Bukart" varsa turnikelerden kartınızı okutabilirsiniz, yoksa gişeden bilet alınması gerekiyor.
Ücretler çok mâkul...Bursaya geldiğinizde uğramanızı tavsiye ederim...

O günün hatırası fotoğraf çekimini unutmayın...
Özel çekim olduğu için biraz pahalı geldi fakat birden fazla fotoğraf alımı yaptığımız için saolsunlar indirim yaptılar...

                   

Bu fotoğraftakiler maymun:)
Minicik bebek maymunda vardı, uzak kaldığımız için minik maymun hiç görünmüyor neredeyse:)


Kirpiyi göremedik :(

 Çok Seviyorum Mirketleri, seyretmeye doyamadıklarımdan...



Lemurlarda, Tavşanlarla birlikte el bebek gül bebek geçiniyorlardır diye düşünüyorum:)

 Devasa uzunlukta Zúafalar...


 Ekin'in deyimi ile " Aslan Babalar"...
Onlarda sıcağı görünce mayışmışlar ...

 Kaplan...Belgesellerde izlediğimdem daha büyük kafaları varmış:)
Camekan olmasına rağmen tırstım valla, 
Afrika Safarisine katılamam:) 

 Çok şekerler...

 Kangurular...

 Çok uzakta görünen Zebralar...
Umarım görebilmişsinizdir:)

 Lamalar. ...

 Boz Ayı....
Ekin, büyüyünce Ayı olacağım diyordu, Boz Ayılar çok ilgisini çekti....

Bizim tayfa:)
Fatma, Denizalp,  Hülya, Reyhan, Ekin ve ben...
Yağmur evde:)

Bursa Hayvanat Bahçesinde ; Geyikler, kuş türleri, sürüngenler, develer, boz kurtlar... Çeşitlilik fazla...Gezmeli ve Görmeli diyorum...
Kroki...


 Henüz inşaatı devam eden Fok ve Penguen Barınağı...

Balonlarımızıda aldığımıza göre dönüş zamanı geldi:)
Bursa Hayvanat Bahçesi güzeldi ve hayvanlar için geniş bir alan ayrılmış, her canlının yaşam alanı yeterli genişliğe sahip olduğu için, gönül rahatlığı ile gezdik...
Fok ve Penguenler için nasıl bir sistem yapacaklar merak ediyorum açıkçası....
Sonuçta kutup canlısı varlıklar sıcak havalar onlara göre değil....
Bursamdan, Bursa'ya dair ilk yayınım...
Farklı yerlerde ve mekanlarda tekrar görüşmek dileği ile "hoşça" kalın....
Sevgiler....







28 Mart 2016 Pazartesi

Çocukluğunuzu özlüyor musunuz?? Okunası bir yayın...

Çocukluğum, Bursada küçük bir mahallede geçti...
Apartman çocuğu değildik, mahalle kültürüyle büyüyen çocuklardık...
Dışarıda olmayı, mahalle arkadaşlarımızla oynamayı severdik...


Ayak ipi oynamayı, dalye oynamayı, sek sek oynamayı, bir evin demir korkuluğundan diğer evin asma ağacına ip bağlayıp mahallenin çocuklarıyla valeybol oynayan nesildik...
Daha çoook anlatacağım oyunlar...




Ayak ipinde almanca, arapsaçı, üçgen oynardık...



Akşam olup ezan okunduğunda hepimiz birilerine dokunup "ebe" deyip kaçardık...


O oyunları bırakıpta, hiçkimse evine gitmek istemezdi...
Bir komşuya gidildiyse, havada güzelse, sokakta oynar, ilerleyen saatlerde başka komşuların zillerine basar kaçardık:) ...
Kuzenim Seher, en sevdiğim arkadaşım Sibel...
Seher, küçükken oyun bozandı (mızıkçı), her çocukluk döneminde mutlaka biri fire vermeliydi  o fire Seher di:)
Sibellerin evin kapısına kötü yazılar yazıp altına bunu yazan "Ümmü" diye imzamı eklerdi, ismimi yani:) hala bir araya geldiğimizde çocukluğumuzdan bahsedip güleriz o hallerimize...
Biz o zamanlar kızlı erkekli oynardık... o zamanlar beyinler bulanık değildi hepimiz temiz çocuklardık aynı mahallenin çocukları...


Aretlik vardı "aretim aret olsunmu sözünden dönen  ..... olsunmu?" deyip aret olurduk,  ortak bir objeyi toprağa gömerdik sonsuza kadar aretsin artık...
Benim aretim Sibeldi birde kuzenim Hülya....
Her ikisinin yeri çok ayrıdır en çok sevdiklerimdendir, sonsuza kadar...
3 taş - 5 taş oynardık bilir misiniz?



  

Mahallemizde kocaman kavak ağaçları vardı o ağaçlara, urgan bağlayıp ucuna da sopa bağlar ve biri belinden tutar ağacın etrafında dönmeni sağlardı, çok keyifliydi...
O zamanlar parkımız yoktu bizim...sonradan yapıldı, Allahtan daha çok büyümemiştik:)


İlkokul zamanları, devlet okulunda okuduk, okulumuza giderken annelerimiz bizi götürmezdi okula, ilk evden çıkan çocuk sırasıyla diğer arkadaşlarının zillerine basar en son kişiyi de evden alır toplaşır okula giderdik...
Mutlu bir şekilde, güle oynaya...


Okulumuzun karşısında, yolumuzun üstünde kolej vardı, bizim mahallede olacak iş değil:) onlara laf atmadan okula gitmez, eve dönmezdik!!!
Lafımız ne miydi?
"Süt cocuklarııı, süt çocuklarııııı" diye bağırırken,  onlarda tellerin arkasından bize  ( okul bahçe teli) " sokak çocuklarııııı" diye laf atarlardı:) çocuk aklı işte karşılıklı buna benzer atışmalar:)
Çocukken biraz acımasız oluyor insan, acımasızlık dediysem saflıkla yapılan acımasızlık, çocuk saflığında..(sizler benim ne demek istediğimi gayet iyi anladınız)
Yazları köye giderdik, rahmetli dedem  çok titiz adamdı...bir sürü torun aynı evde,  artık o evin halini siz düşünün...


İki katlı köy evi...
Dedem alt katta odasını süpürüyor, biz üst katta dedemi kızdırmak için inadına zıplayarak alt kata toz indiriyoruz,  dedem üst kata çıkana kadar biz diğer odanın camından kaçıyorduk :) camın orası alt çatıya çıkıyordu oradan da bahçeye :) Serap, diğer kuzen, o zaman en küçüğümüz...
Bizler bahçede dut ağacına çıkıp bekliyoruz, Serap evde bizim işaret vermemizle zıplayıp dedemi kızdıracaktı nitekim gene kızdırmayı başarmıştık:)
İnsanın köyü olmalıymış, kıymetini yeni yeni anlayanlardanım... o günleri özlüyorum,  saf temiz çocukluğumuzu özlüyorum...


Evcilik oynarken herkesin evi kapısının önüydü,  tabağı çanağı çamurdandı... çamurdan tabak yapıp güneşte kurutan çocuklardık...


Sopanın ucuna bir sürü ip bağlayıp bebek yapıp oynardık, değneklere ip bağlayıp koşturup atçılık oynardık...
Üstüne bindiğimiz değnekti belki ama hayalimizde yaşattığımız buydu....


Bayramlarda kim para veriyorsa hurra o kapıya yığılan çocuklar...
Ben 80 li 90 lı yılların çocuğuydum, çok şanslıydım, çok şanslıydık...


Şimdi büyüdük çocuklarımız oldu, hepimiz  iyi, vicdanlı, duyarlı, temiz, saygılı, temiz, saf, kendini koruyabilen, öz güvenleri yüksek bireyler yetiştiriyoruz...
Bizim gibi çocuklukları olmayacak belki, ama kendi çocukluklarını güzel hatırlayacakları şekilde
büyüyecekler...


Çocukluğum bununla sınırlı değil:) daha fazlasıda var gecenin bu saatinde aklıma geliverdi çocukluğum, çocukluk arkadaşlarım... yazdım yazdım içimden geldiği gibi yazdım... o günleri en temiz masum şekliyle yazdım...
Şimdilik bu kadar olsun :)


Bundan sonraki postlarım " köyde çocukluğum", "ilkokulda çocukluğum"  ve "çocukluğum" yazısının serisi bile gelebilir, takipte kalın...
Çocukluğumuzu dolu dolu yaşayınca seri olmaması imkansız...
İlkokulda renkli geçti benim için:) renkli derken çok renkli bir karakter değildim, fakat şimdi düşündüğümde hayatıma renk katan bir ilkokul tecrübesi olmuş her yönüyle...


Umarım okurken keyif almışsınızdır...
Anlattıklarımdan, bir o kadar fazla daha anlatacak anım var...
Ara ara çocukluğuma dönüş yapacağım....
Karakterimde çocukluğumdaki saflık yok belki ama vicdanım, duygularım, duyarlılığım hala var...
Sevgiyle iyilikle kalın, hayatınıza iyi bir insan olarak devam edin yön verin ...
İyi insan olmak zor değil gerçekten değil...


"Hoşça"kalın....

Not: Çocukluğumu anlattığım anılara dair fotoğraflarım olmadığı için, yayınladığım benzeri fotoğraflar netten alınarak oluşturulmuştur... Bilgilerinize....






24 Mart 2016 Perşembe

2015-2016 Trend Ayakkabıları ve Benim Seçtiklerim....

Merhabalar,
Bildiğiniz gibi şu aralar Bursadayım ve Bursa'da ayakkabı alışverişim olacaksa ilk aklıma gelen yer PenPabuç...
Ayakkabbılar olmazsa olmazlarımız, en değerlilerimiz...
Sizler için 2015 / 2016 trend ayakkabılarını seçtim denedim ve bir tanesinide satın aldım..
Hepsini almak istesem, seçememki keşke hepsini almak mümkün olsa ne güzel olur :) 
Aşağıdaki Bow ayakkabbı, şu aralar çok trend birçok ünlüde de görmüşsünüzdür, şık bir duruşu var, rahatlığı bu ayakkabının artısı...
Benim giydiğim lacivert renkli, farklı renk seçenekleri de mevcut...




Makosen ayakkabbı ne kadar hoş ve şık duruyor değilmi? Giymekten keyif aldığım ayakkabılardan biridir makosen ayakkabbılar...Püsküllü modelide mevcut...




Klasik rugan ayakkabılar, tarz olarak beni yansıtan bir ayakkabbı değil, fakat başka birinde gördüğümde çok yakıştırdığım  ayakkabılar arasında...




Bunlarda spor tarzı rugan ayakkabbı...


Taşlı "anne style" spor ayakkabılara ne demeli???
Bayıldım bayıldım:)
İlk gördüğümde çok hoşuma gitti ve tarzı rahatlığı vede görselliği ile beni almalısın diyordu; ) bende lacivert rengini sipariş verdim...

Birde "anne style" boncuk işlemeli spor ayakkabı var, o da çok tarz duruyor fakat benim tarz degil:)


Klasik spor  ayakkabbı,  rahat, yürürken sizi yormuyor ve tabanın kalın olmasından kaynaklı yürürken rahatlık sağlıyor...
Klasik spor ayakkabı dedim ama diğer klasiklerden ayıran bir farkla, desen işlemesi, bakarmısınız?
Ne kadar klas bir görüntüsü var...


PenPabuç'ta, her tarza her zevke ve yaşa uygun ayakkabbı bulabilirsiniz...İşletme sahibi olsun personel olsun, o kadar tatlılarki,  ayakkabı seçiminde doğru kararı vermenize yardımcı olacak kişilerle muhatap olacaksınız..
Ayakkabıların kalitesinden hiçbir şüpheniz olmasın, fiyat konusunda da size yardımcı olacaklarına emin olun...


Ayağınızda, kaliteyi görmek istiyorsanız mutlaka uğrayın derim.
Uğrama şansınız yoksa sosyal medya hesaplarından kendilerine ulaşabilirsiniz...


İnstagram / penpabuc
Facebook / penpabuc.bursa
Adres;  Tuna cd.  Mercan sk. No:3C/D
Nilüfer/Bursa
Tel; 0532 5969389 (Hülya İŞCAN)
Yeni trend ayakkabılardan ve kampanyalardan haberdar olmak için takip etmenizi öneririm...
İşletme sahibi bir bayan (Hülya hnm), işini seven çok şeker bir bayan...
Daha önceki yayınlarımda belirttiğim gibi, kadın işletmeci olup kaliteli işlerde yapıyorsa sayfamda hiç tereddüt etmeden yer veririm...
Güvendiğim bir yer, sizlerde alışveriş yaparken Penpabuç'tan güvenle alışveriş yapabilirsiniz...
Farklı modellerde ve tarzlarda tekrar görüşmek üzere...
Sevgiyle "hoşça" kalın...