28 Mart 2016 Pazartesi

Çocukluğunuzu özlüyor musunuz?? Okunası bir yayın...

Çocukluğum, Bursada küçük bir mahallede geçti...
Apartman çocuğu değildik, mahalle kültürüyle büyüyen çocuklardık...
Dışarıda olmayı, mahalle arkadaşlarımızla oynamayı severdik...


Ayak ipi oynamayı, dalye oynamayı, sek sek oynamayı, bir evin demir korkuluğundan diğer evin asma ağacına ip bağlayıp mahallenin çocuklarıyla valeybol oynayan nesildik...
Daha çoook anlatacağım oyunlar...




Ayak ipinde almanca, arapsaçı, üçgen oynardık...



Akşam olup ezan okunduğunda hepimiz birilerine dokunup "ebe" deyip kaçardık...


O oyunları bırakıpta, hiçkimse evine gitmek istemezdi...
Bir komşuya gidildiyse, havada güzelse, sokakta oynar, ilerleyen saatlerde başka komşuların zillerine basar kaçardık:) ...
Kuzenim Seher, en sevdiğim arkadaşım Sibel...
Seher, küçükken oyun bozandı (mızıkçı), her çocukluk döneminde mutlaka biri fire vermeliydi  o fire Seher di:)
Sibellerin evin kapısına kötü yazılar yazıp altına bunu yazan "Ümmü" diye imzamı eklerdi, ismimi yani:) hala bir araya geldiğimizde çocukluğumuzdan bahsedip güleriz o hallerimize...
Biz o zamanlar kızlı erkekli oynardık... o zamanlar beyinler bulanık değildi hepimiz temiz çocuklardık aynı mahallenin çocukları...


Aretlik vardı "aretim aret olsunmu sözünden dönen  ..... olsunmu?" deyip aret olurduk,  ortak bir objeyi toprağa gömerdik sonsuza kadar aretsin artık...
Benim aretim Sibeldi birde kuzenim Hülya....
Her ikisinin yeri çok ayrıdır en çok sevdiklerimdendir, sonsuza kadar...
3 taş - 5 taş oynardık bilir misiniz?



  

Mahallemizde kocaman kavak ağaçları vardı o ağaçlara, urgan bağlayıp ucuna da sopa bağlar ve biri belinden tutar ağacın etrafında dönmeni sağlardı, çok keyifliydi...
O zamanlar parkımız yoktu bizim...sonradan yapıldı, Allahtan daha çok büyümemiştik:)


İlkokul zamanları, devlet okulunda okuduk, okulumuza giderken annelerimiz bizi götürmezdi okula, ilk evden çıkan çocuk sırasıyla diğer arkadaşlarının zillerine basar en son kişiyi de evden alır toplaşır okula giderdik...
Mutlu bir şekilde, güle oynaya...


Okulumuzun karşısında, yolumuzun üstünde kolej vardı, bizim mahallede olacak iş değil:) onlara laf atmadan okula gitmez, eve dönmezdik!!!
Lafımız ne miydi?
"Süt cocuklarııı, süt çocuklarııııı" diye bağırırken,  onlarda tellerin arkasından bize  ( okul bahçe teli) " sokak çocuklarııııı" diye laf atarlardı:) çocuk aklı işte karşılıklı buna benzer atışmalar:)
Çocukken biraz acımasız oluyor insan, acımasızlık dediysem saflıkla yapılan acımasızlık, çocuk saflığında..(sizler benim ne demek istediğimi gayet iyi anladınız)
Yazları köye giderdik, rahmetli dedem  çok titiz adamdı...bir sürü torun aynı evde,  artık o evin halini siz düşünün...


İki katlı köy evi...
Dedem alt katta odasını süpürüyor, biz üst katta dedemi kızdırmak için inadına zıplayarak alt kata toz indiriyoruz,  dedem üst kata çıkana kadar biz diğer odanın camından kaçıyorduk :) camın orası alt çatıya çıkıyordu oradan da bahçeye :) Serap, diğer kuzen, o zaman en küçüğümüz...
Bizler bahçede dut ağacına çıkıp bekliyoruz, Serap evde bizim işaret vermemizle zıplayıp dedemi kızdıracaktı nitekim gene kızdırmayı başarmıştık:)
İnsanın köyü olmalıymış, kıymetini yeni yeni anlayanlardanım... o günleri özlüyorum,  saf temiz çocukluğumuzu özlüyorum...


Evcilik oynarken herkesin evi kapısının önüydü,  tabağı çanağı çamurdandı... çamurdan tabak yapıp güneşte kurutan çocuklardık...


Sopanın ucuna bir sürü ip bağlayıp bebek yapıp oynardık, değneklere ip bağlayıp koşturup atçılık oynardık...
Üstüne bindiğimiz değnekti belki ama hayalimizde yaşattığımız buydu....


Bayramlarda kim para veriyorsa hurra o kapıya yığılan çocuklar...
Ben 80 li 90 lı yılların çocuğuydum, çok şanslıydım, çok şanslıydık...


Şimdi büyüdük çocuklarımız oldu, hepimiz  iyi, vicdanlı, duyarlı, temiz, saygılı, temiz, saf, kendini koruyabilen, öz güvenleri yüksek bireyler yetiştiriyoruz...
Bizim gibi çocuklukları olmayacak belki, ama kendi çocukluklarını güzel hatırlayacakları şekilde
büyüyecekler...


Çocukluğum bununla sınırlı değil:) daha fazlasıda var gecenin bu saatinde aklıma geliverdi çocukluğum, çocukluk arkadaşlarım... yazdım yazdım içimden geldiği gibi yazdım... o günleri en temiz masum şekliyle yazdım...
Şimdilik bu kadar olsun :)


Bundan sonraki postlarım " köyde çocukluğum", "ilkokulda çocukluğum"  ve "çocukluğum" yazısının serisi bile gelebilir, takipte kalın...
Çocukluğumuzu dolu dolu yaşayınca seri olmaması imkansız...
İlkokulda renkli geçti benim için:) renkli derken çok renkli bir karakter değildim, fakat şimdi düşündüğümde hayatıma renk katan bir ilkokul tecrübesi olmuş her yönüyle...


Umarım okurken keyif almışsınızdır...
Anlattıklarımdan, bir o kadar fazla daha anlatacak anım var...
Ara ara çocukluğuma dönüş yapacağım....
Karakterimde çocukluğumdaki saflık yok belki ama vicdanım, duygularım, duyarlılığım hala var...
Sevgiyle iyilikle kalın, hayatınıza iyi bir insan olarak devam edin yön verin ...
İyi insan olmak zor değil gerçekten değil...


"Hoşça"kalın....

Not: Çocukluğumu anlattığım anılara dair fotoğraflarım olmadığı için, yayınladığım benzeri fotoğraflar netten alınarak oluşturulmuştur... Bilgilerinize....






16 yorum:

  1. sabah sabah resmen çocukluğuma gittim kalemine sağlık çok iyi geldi. Bursa daha güvenilir bir şehirdi ozamanlar şimdi cocuklarımı dışarı bile çıkarmaya korkar oldum :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şuanda Bursadayım inan merkezi bir yere cikacaksam içinde bir korku olmuyor değil maalesefki...teşekkürler cnm

      Sil
  2. hiç bir şeyi umursamdan yaşamak; işte çocukluğun en güzel yanı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet cnm sadece çocukluğunu çocuk gibi yaşamak...

      Sil
  3. ah yaa herkes özlüyordur mutlaka. ayak ipini çok özlüyorum ben:) herşeye gülmeyi, endişelenmemyi de özlüyorum.

    YanıtlaSil
  4. Geçmişe döndürdünüz bizi ne güzel, bizim çocuklarımız sokaklarda oynayamayacak sanırım :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yeni nesil bizler kadar şanslı değil...

      Sil
  5. Ahh bu çocukluklar. Benimde ilk okul 3. sınıfa kadar köyde geçen bir çocukluğum oldu ki. Halen aklımda ve o günleri özlemele anarım. Bu arada o beş taş oynamayı bizde çok yapardık. Ben çok iyi oynayan kişilerden biriydim. Beni yenmek öyle kolay olmazdı. :)

    YanıtlaSil
  6. O günlerin en şanslı çocukluğunu yaşayan biri olarak, son zamanlarda daha bir özler oldum o günleri. O günlere dair küçük bir nesneyi Bloğumda sık sık kaleme alır oldum. Sevgiyle

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet yazılarınızı okuyorum ve okurken özlem duyuyorum özlüyorum...

      Sil
  7. Ah ne güzel...benim de özlemle andığım bşr çocukluğum var çok şükür :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne güzel şanslı çocuklar olarak evet şükür etmek lazım...

      Sil
  8. Çok başarılı bir yazı. Çok beğendim. Ozlemez miyim hiç? Sayende eskiye döndüm birkaç dakkalık.Doya doya oynadım ben sokakta küçükken

    YanıtlaSil