28 Haziran 2016 Salı

Minicik, Ufacık içi dolu "Kaktüscük":)

Kızlarla keyif alarak yaptığımız minyatür "kaktüs bahçemizi" gururla sunarız:)
Kızlarla diyorum fakat herkesin odak noktası farklıydı, nasıl mı?
Kendinden geçen ve yeni bir ortamda olmaya can atan kaktüslerim için daha önceki yayınladığım teraryum yayınımdan esinlenerek böyle minik bahçe oluşturmaya karar verdim :) Daha önce yayınladığım "terrarium teraryum" yayınım için tıklayın lütfen...


Kızlar toprakla haşır neşir olur, bende kendi işime odaklanırım diyerek balkonda büyükten küçüğe yerimizi aldık...


Önce kaktüsleri taşıyacağım büyük saksı baktım, evde yoktu bende saksı altlığı kullandım, kaktüsler için yetersiz biliyorum fakat büyük saksı alana kadar idare edeceğiz :)


Kaktüsleri yerlerinden kolay çıkarmak için biraz sulama yaptım ve yeni saksıya sıra sıra yerleştirdim...
Ekin taş ve boşalan saksılarla ilgilendi oynadı,  Yağmurda bildiğiniz çamur banyosu yaptı:)
Yaz mevsimi olduğu için onların doyasıya kirlenmelerine izin veren annelerdenim eh birazda cool anne sayılabilirim:)


Kaktüsleri diktikten ertesi gün mini oyuncakları yerleştirdim, bi kaç oyuncak daha vardı ama o oyuncaklara izin çıkmadı Ekin hanımdan:/
Sonuç işte bu...


Biz mini minyatür bahçemizi yaparken çok eğlendik, herkes mutlu oldu kendi açısından :)


Ben bu olayı çok sevdim:) daha büyüğünü yapmak için kafamda hoş tasarılar oluştu bile:)
Güzel anlarımızı snapchat ve instagramda paylaşıyorum takip etmek isterseniz;
Instagram: motherlovedaughters
Snapchat : ekinekinoks
Sosyal hesaplarımada beklerim :)
Dünyamız ne kadar küçük olursa olsun mutluluklarımız kocaman olsun:)
Sevgiler....




27 Haziran 2016 Pazartesi

Yayla Çorbası...

İftara saatler kala size çorba tarifi vereyim dedim:)
Yağmur'un en sevdiği çorbadır kendileri ve itiraz ederek yemediği tek çorba...
Tarif, eski çalıştığım iş yerinin çorba konusunda uzman sayılabilecek ahçısından...
Zamanında, kendisinden bir kaç çorbanın tarifini almıştım iyiki almışım:)


Malzemeler;
1 çay bardağı pirinç,
4 su bardağı su
1 su bardağı yoğurt
1 yumurta (sarısı kullanılacak)
1 silme yemek kaşığı kuru nane
1 yemek kaşığı un
Zeytinyağı
Tavuk suyu (Ben kendi yaptığım tavuk sularından ilave ettim)
Hazırlanışı;
Pirinçler tencereye alınarak bir kaç kez yıkanır ve su ilave edilerek kaynatılır...
Sonrasında pirinçlerin şişmesi için tencerenin altı kapatılarak yarım saat kadar beklenir...
Sonrasında ayrı bir kapta hazırlamış olduğumuz yogurt, yumurta sarısı nane zeytinyağı karışımı altını açtığımız tencereye yavaşça ilave edilir...
Tavuk suyunuda ilave edelim ve 5-10 dakika daha kaynatıp altını kapatalım...
Yayla çorbamız servise hazır...
Notlar;
-Pişirdiğiniz tavuk ve etlerin sularını buz poşetlerine doldurup tablet olarak yemeklerinizde kullanabilirsiniz...
-Zeytinyağı daha sağlıklı olduğu için tercih ettim karışıma gönül rahatlığı ile dahil ettim...sizler dilediğiniz yağ ile naneyi kızartıp en son aşamada çorbaya ilave edebilirsiniz...
-Çorbanız koyu kıvam alırsa şu ilave edebilirsiniz...
Afiyet olsun...
Hayırlı iftarlar ve Ramazanlar...
Sevgiyle "hoşça" kalın...




22 Haziran 2016 Çarşamba

Evimdeki Tablolar ve Seçtiklerim...

45 derecelik sıcaktan herkese merhaba,
Bu sıcaklarda dışarıya çıkmakta mümkün olmayınca sizlerle evimdeki tabloları paylaşmak istedim...
Severmisiniz tablo? Yada ne tür tablolar seversiniz?
Ben yağlı boya tabloları çok severim:)
Bu tablolar Fethiyede tatil yaparken kaldığımız villanın sahibi Ressam Tuğşan Tüzün'ün değerli eserlerinden...
Tekrar gitme şansım olursa Fethiye'ye bu güzelliklere yenilerini eklemek isterim...

Yagmur'a hamileyken bu tabloyu, sarışın olan Ekin kumral olan kardeşi Yağmur olsun diyerek aldım ve Yağmur kumral bir kız çocuğu olarak dünyaya geldi :)  



Bu da kuzenim Hülya'nın eseri, 2007 evim için düğün hediyesi oldu...

Kanvas tablo, beyazbegonvil ile kahve molası etkinliğinde gelen güzel hediyelerden biriydi:) Etkinlik sponsor yazım bakmak isterseniz bu linkte, tıklayın;)
Pinterestten de yağlı boya çalışmalarına göz attığımda beğendiğim şu tabloların güzelliğine bakar mısınız?




İşte aşık olduğum tablolar bunlar, renkler dokunuşlar ve hayaller...
Tablolara bakıp bakıp dalıp gidiyorum güzelliklerine vermiş olduğu ruh haliyle...
Biliyorum sizlerde gerek evimdeki tablolar gerekse seçtiklerimi gördüğünüzde dalıp dalıp gideceksiniz...
Güzel ve dalarak gittiğimiz huzurlu günler bizimle olsun hiç yakamızı bırakmasın :)
Sevgilerimle...




17 Haziran 2016 Cuma

Terrarium...Teraryum...

Teraryum fanus, kavanoz ya da akvaryum gibi alanlarda, bitki yasamlarının taklit edildiği doğal ortama verilen ad...
Sıkça karşılaştığım ve görsel olarak çok sevdiğim dekoratif objeler...


Günümüzde de çok popüler,  hoş bir hediye alternatifi olabilecek ürünler arasında ilk sıralarda yerini almış bile:)


Gözlemlerime dayanarak bu anket sonucunu çıkarttım, sizce gözlemlerim beni yanıltmış olabilir mi?
İncelediğim kadarıyla, teraryumların bitkisel yoğunluklarını kaktüsler oluşturuyor, hayal gücüde eklenince ortaya inanılmaz güzellikler çıkıyor...



Sanırım bakımsızlıktan ölecek kaktüslerim için bir adım atıp teraryum denemesi  yapabilirim :)
Fırsat bulursam tabi...Yaparsam buradan mutlaka paylaşırım...
Bakımları ve temizliği zordur diye düşünüyorum özellikle cam fanuslar için:/



Güzel örnekler buldum pinrerestte...
O kadar güzel objelerki insan gözlerini alamıyor :)



Siz ne düşünüyorsunuz teraryumlar hakkında? Teraryum yapma deneyiminiz oldu mu?
Paylaşırsanız memnun olurum:)
Sevgiyle "hoşça" kalın...

13 Haziran 2016 Pazartesi

Bir Kap Su.....

Havalar ısındıkça ısınıyor...
Planlar yaz mevsimi ise yapılmaya başlandı bile...
Balkonlarımız bahçelerimiz yaza hazır...
Peki bu yaz, kendinizin dışında sokak canlıları için bir planınız var mı?


Biz insanlar için suyun önemi ne kadar mühimse onlar içinde o kadar mühim...
Biz insanlar susuz kalmayız ( üzülerek belirtmeliyimki her insan bizler kadar şanslı da değil)...
Ama sokak canlıları Allahın sessiz kulları onlar...
Onlar için kapınızın önüne bahçemizde balkonumuzda bir kap su bulundurmak bu mevsimde çok önemli...


Belediyelerin park ve bahçelerde yaptığı suluklar var ama maalesef ki bazılarının içi boş :( boş su sebili görürseniz içini siz doldurun ve ilgili belediyeye mutlaka arayarak bilgi verin...
Biliyorum birçoğumuz bunu gerçekleştiriyor,  hatırlatmakta fayda var deyip yazıya döktüm sadece....


Suyu israf etmeyelim, Suyun önemi yıllar geçtikçe artmakta...
Küresel ısınmanın fazlasıyla hissedildiği günümüzde birçok niğmetin kıymetini bilelim...


İyi insan olmak zor değil...
İyilikle "hoşça" kalın...
Sevgiler...

7 Haziran 2016 Salı

Amişlerin Merhameti..."Amişler"

Amişler...Amishler...
Duydunuz mu? Ben Amişleri duymuştum ve duyduğumla kalmıştım...taaki Amişlerin Merhameti filmini izkeyene kadar..


Filmde; silahlı bir adamın, Amiş okulunu ziyaret edip orada 5 çocuğu katletmesi sonucu ailelerin beklenmedik tepki vermesini konu alıyor ve bu film yaşanmış gerçek bir olaydan esinlenerek çekilmiş...
Bu filmi izlemeyenlere şiddetle tavsiye ediyorum...
O film beni o kadar çok etkiledi ki Amislerle ilgili herşeyi bilmek öğrenmek hatta (imkansız ) o hayatı yaşamak istedim...


Öncelikle size Amişler kimdir onu anlatayım...
 ABD'nin Pensilvanya ve Ortabatı eyaletleri'nde (ve Kanada'da) yaygın olan tutucu bir Hristiyan mezhebidir. 18. ve 19. yüzyılda Almanya, Fransa ve İsviçre'den gelen göçmenler tarafından kurulmuştur.
Amişler hayatı bambaşka yaşıyorlar...
Nasıl mı?
- Elektrik kullanmıyorlar gaz lambası ki bazen bunu bile kullanmıyorlar...
- Telefon, televizyon radyo hayatlarında yok
(Teknolojinin bu yaşamda yeri yok)
- Bulaşık-Çamaşır makinesi yok
- Elbiselerini kendileri dikiyorlar
- Çocuklar 8. sınıfta devlet okullarından alınarak evde eğitim görmeye başlıyorlar ve  öğrenmeleri gereken şeyler öğretiliyor...


- Araçları yok, fayton kullanıyorlar
Katı kuralları var, Amiş hayatını benimsemeyen biri dışlanır, kovulur vede kimse o kişiyle görüşmez...
-Yiyeceklerinin tamamını kendileri üretir ve yaparlar...


-Toplu mezarlarları yoktur
-Vergi ödemezler
-Orduya katılmazlar
Kavgasız gürültüsüz bir yaşamları var...
Amişlerde fotoğraf video çekimleri yasak olmasına rağmen National Geographic belgesel kanalında Amişlerle çekilen belgesel var, severek büyük bir ilgi ve merakla izlediğim programdı diyebilirim :)
Programın daha doğrusu belgeselin adı " Amişlerle Yaşam"...


Amiş aileler, bu belgesel için nasıl ikna edildiler merak ettim doğrusu :)
Peki, yaşamda size, ikinci bir şans verilse;
Günümüz yüzyılın da onlar gibi dünyadan bihaber sükunet içinde yaşamak mı? yoksa onların dünyasından bihaber kendi dünyamızda yaşamak mı olurdu tercihiniz???
Hadi bakalım biraz sohbet edelim bu konuda:)
Sevgiyle hoş muhabbetlerle "hoşça" kalın...

2 Haziran 2016 Perşembe

Düşen Göbek Bağları Ne Yapılmalı??

Göbek bağları düşer düşmez ne yapmalı?
Ekin'in göbek bağı 16. mıydı? yoksa 19. gündemi ne  düşmüştü ve parça parça:) düşen asıl göbek bağı PAÜ Tıp Fakültesine gömüldü, bir parçası bende diğer parçası da Ezgi yengesinde...
Öyle bir bağki düş düş bitmedi:)
Batılcı biri değilim fakat nedense çocuklar söz konusu olunca batılcı olabiliyorum...
Ekin Tıp Fakültesinde okuyup doktor çıkarsa, söylentiler batıl değil gerçekmiş derim...


Yağmur'un göbek bağı hala cüzdanımda duruyor... Bursada Uludağ Unv. gömecektik ama unuttum:( onuda Tıp Fakültesi düşünüyorum:)
Ablam yurtdışında bir okula gömdürmek istersen göbeği gönderelim dedi, "asla" :)
Yağmurun göbek bağının cüzdanımda durmasından mıdır bilmem ama inanılmaz düşkün bana:) kedi gibi devamlı seveceksin onu kendini sevdirmeye gelir elini öptürmeye gelir...öpülüp koklanmalara doymuyor :) Ekin tam tersi kolay kolay sevdirmez cadı :)
Yağmurun bağını da gün itibarı ile kutuladım. ..


Ben bu batıl inanca inanıyorum arkadaş:)
Peki bu konuda insanlar ne demiş? gelin birlikte okuyalım..
"Bunlar batıl inançlardır. Bu tür anlatımlara itibar etmemek gerekir. Böyle bir sözün dinde aslı yoktur. İslâmiyet böyle mânâsız ve mantıksız ifadeleri kabul etmez. Bu anlayış da diğer batıl inançlardan İslâma sokulmak istenmiş olabilir.
İnsanın bedenine ait parçaları gömmek en güzelidir. Bu nedenle göbek bağını ayak altı olmayan bir yere gömmenizi tavsiye ederiz. Gömüldüğü yerin hiç bir önemi yok. Sadece ayak altı olmayan bir yer olsun yeterli.
Göbek bağını saklamak günah değildir fakat gömmek en doğrusudur...
- Hayırlı, imanlı olsun diye camiye gömmek ya da Kuran-ı Kerimin sayfaları arasında saklamak...
- Okusun,  iyi bir mesleği olsun düşüncesi ile bir okulun bahçesine gömmek
- İki kardeş hiç ayrılmasınlar diye göbek bağlarını birlikte gömmek vs. vs.  şeklinde bilgiler mevcut..."
Sizler çocuklarınızın göbek bağını ne yaptınız? Benim gibi inanır mısınız?
İleride meslekleri ne olur bilmem ama, vicdanlı duyarlı hoşgörülü iyi insanlar olsunlar...
Bizler ebeveynleri olarak elimizden geldiğince her konuda kızlarımıza destek olmaya çalışıyoruz, çalışacağızda...


Her zamanki gibi önce sağlık diyorum ve konuyu burada sonlandırıyorum...
Sevgiler...